Bürokrasi ve Kağıt Kırbacı


30-05-2026
130 YUH!

Paylaş

Tuhaf bir bürokratik işlem olan fotokopi geçmeme hikayesi ile hayatta kalmanın absürtlüğüne birlikte dalalım.

Gel otur, sana ilginç bir hikaye anlatayım. Bir zamanlar, ben de senin gibi işlemi hızlıca halledeceğime umutla, bir devlet dairesine gittim. Elimdeki evraklar bir yığın, kalbimdeki kaygılar ise bir o kadar derin. İzlediklerimizden sadece kendi vizyonumuz değil, başkalarını da esir alan bir öykünün içine düştüm. Bu yerde her şey, ütopya gibi kurallar ve kurumsal çerçeve koltuğunun derinliklerinde saklıydı. Hadi şimdi işin komik kısmına gelelim.

İşlemin bir noktası, her fotokopinin orijinalinden geçmesi gerektiği temel kuralıyla başlıyor. Birçok insan “E bunun nesi zor?” diyebilir, değil mi? Ama işin aslı, herhangi bir fotokopin geçmemesi için gereken formülü daima bulundurmak lazım. Bürokratik ritüeller, sanki bir Orta Çağ tapınakları gibi, sırası gelenin bir adım daha geri gitmesini talep ediyor.

Bir memurun elinde her seferinde kırmızı kalem ve dedektif kıskacı var; eğer senin fotokopilerin birebir değilse, “Geçersiz!” diyor. Neyi geçersiz kılmak için? Kim bilir! Hani ben hayatta kalmak için geçerli form ve kartı almakta bu kadar zorlanırken, onun aklına neden gelmedi?

“Bu bizim için bir güvenlik konusu. O yüzden kağıt da kaybedeceksin, isim de, ruh da.”

Yani, belki de masanın üstünde yığılmış evraklar, artık öyle bir çığ haline gelmiş ki, bir çuval despota dönüşmüş durumda. Durum öyle ki artık kimse kimsenin hangi evrakını geçireceğini bile bilmiyor. Bir hallere girmiş durumdayız. “Tek fotokopi, kırk kez çevir” durumu. Ve sen hepsinin arasında kalarak çırpınıyorsun.

İşte böyle bir karmaşanın içindeyken, bir yandan da gerçek sınamakta olan dönüşümsel bir alev gibi yanıyorsun. Hakiki çözümlerle bürokratik işlemleri alt etmek kafanda kurgularken, yine de o fotokopi ve evrak sürecinde kayboluyorsun. Her şey bolca parıltılı, fakat derinlikten beri kaygılı bir hal alıyor. Zaten işin içinde olanlar görmezden gelinmeli, çünkü hayatta kalma mücadelesi veriyorsan, kimse sana yaşamak için yardımcı olmuyor.

Bu karmaşa, modern çağın absürtlüğünün minyatür bir örneği gibi. Kaç fotokopi yaptırdın, kaç defa sıranı bekledin, kaç tanesi kayboldu? Düşündüğünde yüzündeki gülümseme bile kaybolmuş olmalı.

Oturduğum masanın kenarında bir kahve bardağı, etrafımda kaynar bir sessizlik. Kapıda çalışan motorlu bir kargo aracı, bir kamyon sesiyle arka planda havada yankılanıyor. Dışarıda, ağaçların yaprakları rüzgarda sallanıyor. Bir an için, bu polisiyenin ardında başka bir sessizlik var.

Dipnotlar

¹ Bürokratik ritüel: Devlet dairelerinde süreçlerin işleyişinde uygulanan belirli adımlar ve zorunluluklar.

emrehakan
emrehakan
Algoritmaların susturamadığı bir ses. Gündemin gürültüsünde pür net, ne akıma kapılır ne moda yazar. Anı yakalamaz, onun üzerine not düşer. Evet "NOT".



Paylaş

Yeni yazılar yayına girer girmez ilk okuyan sen ol!



Şeytanın aklına gelmez bir gelenek

Bir yudum çay ve absürt gelenekler arasında kaybolmuş bir dilim hayat.






    copyright 2026 | Gizlilik Politikası | emrehakan.com